hero-image

GE X DS Hackathon


Hidrojenle Çalışan Uçaklar ve Sürdürülebilir Havacılık

Teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde havacılık sektörü de karbon salımını azaltmak ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için yenilikçi çözümler arıyor. Darüşşafaka Eğitim Kurumları ile GE Aerospace Türkiye Teknoloji Merkezi tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Sivil Havacılık Hackathonu, benim de içerisinde bulunduğum bir hackathonda çözüm aradı.

Hackathon Nedir?

“Hackathon” kelimesi, “hack” (yenilikçi çözüm üretmek) ve “marathon” (uzun süreli yarış) kelimelerinin birleşiminden oluşur. Kısaca, katılımcıların belirli bir süre içinde bir probleme yaratıcı çözümler geliştirdiği yoğun bir fikir üretme etkinliğidir. Yazılım geliştirme, mühendislik, tasarım ve inovasyon dünyasında sıkça kullanılır. Bizim hackathonumuzda ise tema sürdürülebilir havacılık teknolojileri idi.

Bizim Projemiz: Hidrojeni Metale Yedirerek (Hydrogen Embrittlement) Taşımak

Etkinlikte biz, hidrojeni metale yedirerek uçak içerisinde güvenli bir şekilde taşımayı ve bu sistemi hidrojenle çalışan bir uçak motoru ile entegre etmeyi hedefledik. Bu fikir, hidrojenin uçak yakıtı olarak kullanılmasındaki en büyük engel olan depolama ve güvenlik problemini çözmeyi amaçlıyor. Metal-hidrojen alaşımları sayesinde hidrojen: • Daha yoğun bir şekilde depolanabiliyor, • Patlama riski en aza indiriliyor, • Ve uçuş sırasında karbon emisyonu neredeyse sıfıra iniyor.

Bu sistem, geleceğin uçaklarında hem çevre dostu hem de enerji açısından verimli bir alternatif oluşturabilir.

Dünyada Neler Oluyor? Airbus ve Boeing Örnekleri

Sürdürülebilir havacılık artık sadece bir hedef değil, aynı zamanda bir zorunluluk. • Airbus, “ZEROe” adlı projesiyle hidrojen yakıtlı uçaklar geliştirmeye başladı. 2035 yılına kadar tamamen hidrojenle çalışan ticari uçak üretmeyi planlıyor. • Boeing ise hem biyoyakıt hem de hibrit-elektrikli sistemler üzerinde çalışıyor; ayrıca hidrojen depolama ve yakıt hücresi teknolojileri üzerinde Ar-Ge yatırımlarını artırıyor.

Bu girişimler, sektörün devlerinin bile karbon nötr bir geleceğe yöneldiğini gösteriyor. Bizim projemiz gibi öğrenci temelli fikirler de bu küresel dönüşümün yerel öncülerinden biri olma potansiyeline sahip.

Geleceğe Bakış

Hackathon süreci bize sadece teknik bilgi kazandırmadı; aynı zamanda bir fikrin topluma nasıl katkı sağlayabileceğini, bir mühendis gibi düşünmenin ne demek olduğunu ve ekip ruhunun gücünü öğretti. Hidrojenle çalışan motor sistemimiz, belki bir gün gerçek bir uçağın kalbinde yer alacak. Bu düşünce bile, sürdürülebilir bir dünya için çalışmanın ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor.

Gökyüzü artık sadece çelik kuşların değil, yenilikçi fikirlerin de evi olacak.